art in istanbul

ART-IST.

Arşivsihirbaz

Tasarım sihirbazı: Tord Boontje

Tasarım sihirbazı: Tord Boontje


Eski ile yeniyi, doğal olanla teknolojiyi bir araya getirmesi ile tanınan Tord Boontje, tasarımlarıyla gotik tarzın bilinmeyenlerine romantik bir yolculuk yapıyor.

“Eğer alışıldık şeyler yapmak isteseydim, bu yaptıklarımı yapmazdım” diyen kim sizce? Tasarıma gotik çizgileriyle büyü katan kim? Tabii ki bu yıl Milano Uluslararası Mobilya Fuarı’nın en yaratıcı ve şaşırtıcı ismi Tord Boontje.

Kumaşa renk ve kesim konusunda araştırmacı ve sınırları zorlayan bir yaklaşım getiren Tord Boontje, Hollanda’da 1968 yılında doğdu. Kimine göre tasarımın dâhisi, kimine göre de çılgın bir kâşif. Doğal motiflerle ileri teknolojiyi ve endüstriyel malzemeleri birleştirerek, hayranı olduğu 17- 18. yüzyılın romantizmini yakalamış. Özellikle son iki yıl Moroso ile büyük bir başarı yakalayan Tord Boontje, Dartington Crystal için vazo koleksiyonu, moda tasarımcısı Alexander McQueen için gözlük, Habitat ve Authentics firması için avize tasarlıyor.

2003′te Milano Mobilya Fuarı’nda yılın tasarımcısı seçildiği proje Inflorescence ile Tord Boontje, binlerce insanı peşinden koşturan bir isim. Tord Boontje, tasarladığı ürünlerle “bekleme listesi” yaratıyor. Organza, alkantara, dijital baskılar, deri, pilili, işlemeli ve lazer kesim kumaşların kullanıldığı tasarımlarında eski ve yeninin, doğallık ve teknolojinin tören geçidi gerçekleşiyor. Kızının doğumuyla tasarıma bakışında bir yenilenme olduğunu belirten Boontje, önümüzdeki yaz ailesi ile beraber Londra’nın kasvetinden kurtulup Fransa’nın Lyon şehrinde bir köye taşınıyor. Neden mi? Tabiata yakın, kızı ile beraber oyunlar oynayarak yaşamak istiyor…

Hollanda’da Eindhoven Tasarım Akademisi’nde endüstri tasarımı okuduktan sonra 1992’de Londra’daki Royal College of Art’a geçen ve ilk çalışmalarını ortağı Emma Woffenden ile birlikte yeniden dönüştürülmüş alternatif malzemelerle gerçekleştiren Tord Boontje, New York, Londra, Milano gibi tasarım dünyasının merkezlerinde pek çok sergi açtı. Blueprint, Dedalus Tasarım Yarışması ve Elle Decoration Uluslararası Tasarım Yarışması gibi organizasyonlarda birçok kez yılın tasarımcısı seçildi.

Kuruluma hazır mobilyalar (Rough and Ready) ve ortağıyla kurduğu TranSglass firmasında ürettiği geri dönüşümlü hammaddeden üretilen cam şişeler, Boontje’nin herkese ulaşabilen yanını simgeliyor. Tasarımcının kariyer basamaklarında yer alan, ünlü mücevher ve kristal üreticisi Swarovski için gerçekleştirdiği “Blossom Chandelier”, müzikli avize “Ting Ting Ting”, ve Victoria and Albert Museum için tasarladığı devasa kristal avize, ona şöhretin kapılarını ardına kadar açan en önemli adımları oluşturmuş.

Boontje, çiçek şeklinde kesilmiş desenlerle ürünlerinde romantizmi yakalamayı başarıyor. Belki bu tasarımlara ulaşmak bizim için zaman alacak ama sandıklarda saklanan o güzel, el işçiliği örülen dantelleri gün ışığına çıkarıp, yaşadığınız mekânda romantik bir atmosfer yakalayabilirsiniz…

Işığın sihirbazları

Işığın sihirbazları

İç mimaride önem kazanan lambalar, günümüz tasarımcıların yaratıcılıklarıyla aydınlatmanın ötesine geçerek sanatsal birer objeye dönüştü.

İç mimari uygulamalarda aydınlatma önemli bir faktördür. Yaşadığımız mekân iyi aydınlanmıyorsa en başta algı zorlaşır, uyku düzeni bozulur ve ayrıntılar yok olur. Aydınlatma sorununa önem veren iç mimarlar, artık mekân-aydınlatma ikilisini birlikte düşünerek proje uygulamaları yapıyor. Bu da zaman içinde mekânla uyum içinde olan aydınlatma elemanlarının, tasarımlarıyla aydınlatmanın ötesine geçerek, sanatsal birer objeye dönüşmesini sağladı.

Aydınlatma elemanlarında estetik ve tekniği birlikte kullanan Ingo Maurer, Tom Dixon, Marcel Wanders, Patrick Norguet, Aldo Cibic gibi tasarımcılar, günışığına rakip olan yapay ışığa şekil veriyorlar. Bu rekabet ortamında özellikle Ingo Maurer, Patrick Norguet ve Marcel Wanders bayrağı önde taşıyan isimler…


İlk aydınlatma sistemini 1965 yılında kuran Ingo Maurer, ürettiği lamba ve avizelerle sektörü ve tüketiciyi şaşırtan ve büyüleyen bir tasarımcı. Giderek artan bu beğeni, Maurer’in aydınlatma tasarımlarının, Philadelphia Sanat Müzesi Colab’s Design Excellence ve Georg Jensen gibi ödülleri almasını sağladı…

Benim Ingo Maurer’le ilk tanışmamsa, Derin mağazasında “Birdie” tasarımını görmemle oldu. Ampule incecik bir tel ve kuş kanadı ekleyerek aydınlatma tasarımına romantizm yükleyen Maurer, “Fly Candle Fly” tasarımında bu model için özel üretilen ince iplerle mumları havada asılı tutuyordu! Bu mumlar, Maurer’in muhteşem yaratıcılığının ürünü…

Kendisine “ışık sihirbazı” diyebileceğim ikinci isim ise, üfleyerek yanıp söndürülen kandiliyle Marcel Wanders. Yatak başucu için tasarlanmış “Blo”, gece kitabını okuduktan sonra yerinden kalmak istemeyenler için ideal bir ürün. Eski tip kandil formunu, günümüz teknolojisi ile tasarlayan Wanders, “Blo”ya üflendiği zaman yanan, üflendiğinde sönen bir özellik eklemiş. Maurer ve Wanders gibi Türkiye’de de başarılı ışık sihirbazları var; Aylin Gümüşoğlu, Şebnem Öztürk, Deniz Tunç, Aslı Kıyak, Merve Kitapçı, aydınlatma tasarımı yapan isimlerden bazıları…

Yaşadığınız mekâna farklılık katan, dekorasyonunu bütünleyen bu özel aydınlatmaların haricinde, butik aydınlatma mağazalarında kişiye özel (yani tek) ürün bulma avantajınız da var. Lin Aydınlatma, 5/1 Nişantaşı, Elements, Phare, Bishop gibi mağazalar, özel tasarım aydınlatma bulabileceğiniz adreslerden bazısı. Ingo Maurer ve diğer ünlü tasarımcıların çalışmalarını görmek ve satın almak için Derin, Mozaik, Mood ve Kartell gibi markaları tercih edebilirsiniz.